10 Ocak 2011 Pazartesi

Tilkilik Batmayan Güneşimizdir Bizim

Mezarlıkbaşı’nda bir hayalet dolaşıyor.

Kürt Rasim’in altıpatlarından yükselen barut dumanında o kadının resmi beliriyor.

Yükseldikçe şehir elini yüzünü yıkayıp sabaha açılıyor.

Bayramyeri’nden koşan bir çocuk geçiyor hepimizi.

İkiçeşmelik bu, kolay değil yürümesi.

Omuz omuza kalabalığımdır İzmir.

Çırak oğlanlar, atölyelerde gülen genç kızlar, Havra sokağına dayanmış güzel ablaların eteklerinden gelen imbat.

Oradan eski taşların olduğu bir sokağa döneriz hep beraber.

Dervişler Caddesinde Romalı bir asker kanıyor.

Agora’nın mermerinde dayayıp bıçaklamışlar sevgilisini. Rum,Ermeni ve Yahudi kadınlar ağıt yakmış ona.

Müslüman bir terzi kefenini biçiyor. Yıkayıp okuyacaklar. Sonra çam dallarıyla kapatacaklar mezarını. Hayriye Teyze ve Madam Pi beraber karacak helvasını.

Biz ağlarken bir aile evi açıyor kapısını. Dilenciler, yalnız kediler, denizden yeni çıkmış midyeler, pavyonda vurulmuş güller, zamanı geçmiş adamlar ve henüz talihi doğmamış çocuklar hepimiz o evdeyiz işte.

Babamız bir otel katibi, annemizi dantellere sarıp uzaklara yollamışlar ve biz bütün mahalle sübyeyi severiz, Zeki Müren’i severiz.

Tilkilik batmayan güneşimizdir bizim.

Ahmet Büke


Fotoğraf: Birol Üzmez

Birol Üzmez, Tilkilik fotoğraflarıyla 22. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI'nı kazandı.




0 yorum: