21 Mayıs 2009 Perşembe

sarı rüya defteri 3

Misafirliğe kötü zar –teyze- geldi: 3-1

Ağlamayı bilmiyordum yazmadan önce. Kâğıt kalem alalı maaile sulu göz olduk. Kalemi dilimin ucunda ıslıyorum, nenem başlıyor dizlerini dövmeye. Çiçekli donluğu var onun. İki yirmi pazenden olma. Kocakarı işi. Koyu zeminde küçük beyaz papatyalar açmış.

“Evladım benim,” diyor. 'A'yı uzatmadan kısa geçiveriyor. Nenem macir ya benim. Eskiden çocuklar eğlenirdi benimle.

“Macir, götü cırcır.”

Ağlıyoruz dedim ya; dedem, babam, kedimiz yusufçuk, annemin patikleri alıyor sırayı. Annemin patikleri kaldı yadigâr. Annemi alıp götürdüler. Sıcak suyla yıkamışlar. Ben görmedim. Nenem anlattıydı. Çiçekli donunu çekiştire çekiştire ağladıydı.

Bu akşam da kötü zar geldi: 3-1 teyze.

O üç anlatacak, ben bir yazacağım.

Hep bir ağlayacağız.

2 yorum:

ahmet h. erkan dedi ki...

ben bu sarı rüya defterlerini çok sevdim.

bize de macır derler beya:)

cemil kavukçu'nun çok güzel bi öyküsü yayınlanmıştı "sözcükler" dergisinde "teferriç"di sanırım adı.

ben de bir rüya öyküsü koydum pArşömen'e bu ay:

http://parsomen13.blogspot.com/2009/05/mays-iknts.html

Adsız dedi ki...

naftalin de kokuyor muydu teyze