6 Ekim 2008 Pazartesi

vesikalıklar_3

Yolun karşısındaki serviye çıktım. Beşinci dal. Koyu yeşilin de koyusu. İstesem herkes ölene kadar oradan inmem. Aşağıda kıyamet kopar, liseli kızların topukları kırılır, film afişlerinin tarihi geçer, aldırmam. Kimse de farkıma varamaz. Ama, Metin geldi. Beni iplemeden tırmandı yan dala. İnsanda anlayış olur şu kadarcık. Sümüklerini koluna silip yerleşti iyice.
“Al iç sen de.”
Deyyusa bak, bulduğu izmaritleri ortak edecek bana.
“Hadi, dertlisindir şimdi.”
Al şimdi at bunu aşağıya.
Eşek herif, o da biliyormuş aşk acısını. Bok bilir o!
Ama nerden bulduysa yarım Kent çıkardı cebinden. Vazgeçtim dövmekten.
Şimdi bu sigara dumanı var ya, ben istesem gidip Zehraların evine kadar uçar buradan. Sonra o suratsızı deli gibi korkutur. Korkutsun inşallah. Kaçsın gitsin de bir daha göremeyeyim onu.
Metin lan, atacağım seni şu asfaltın üzerine. Çok pis senin parmakların falan.

Hiç yorum yok: