6 Ekim 2008 Pazartesi

vesikalıklar_2

Arsada Ford. Aynaları kırık. Böyle dalgalar gibi patlamış arka camı. Senihi Abi’nin şapkası vites kolunda, torbaları şoför koltuğunda, arka koltukta battaniyesi, altında Senihi Abi. Uyur o kimseye ses etmeden.

Ramazanları her gün iki pide Senihi Abiye. Annem, "Çanağı karıştırma aman", diyor. Fırının önü kıyamet yeri gibi. Yukarı mahalleden çipil oğlanlar iniyor. İt sürüsü. Önüne geçmek onlar için saniyelik iş. Azıcık açtın ağzını kaçırdın sıranı. Sonra diklensen fayda yok. Amca oğlu, teyze çocuğu, dıdının dıdısı bunlar, toplaşıp ağzını burnunu kırarlar.

Dönüşte Senihi Abiye iki pide bırakıyorum. Bir açık, bir kapalı. “Yazık,” diyor annem. “Hepsinden tatsın,”

Battaniyesini kaldırıyor.

“Aman,” diyor. “Ön koltuğa, kâğıdın üzerine koy. Leke olmasın.”

Senihi Abi. Bitmiş Ford’un içinde yaşıyor.

Camları indirip havalandırıyor arada evini.

Hiç yorum yok: