29 Nisan 2008 Salı

“Gaak!”

Cemil Kavukçu, “Başkasının Rüyaları” ile bizim kıyılarımızı anlatıyor.

Düşle gerçek arasında gidip gelen ve amansızca karşımıza çıkan aynı sokakların birbirine bağlandığı dokuz öykü akarken çok şey bırakıyor ardında.

Dizilmiş tütün kokusu, çakıl taşlarının üzerinde oturan kısa pantolonlu çocuk, ortaokuldan sonra okutulmayan Sevim, geriye taradığı ıslak saçları ve kapkara güneş gözlüğüyle “çok yakışıklı” Nam Kadir, “Ablamın teyel ipliği”, sabah ezanını okumak için camiye giden müezzinin yerde gördüğü karaltıya usulca yaklaşması, yaklaştıkça ensesinden başlayarak bütün vücudunu saran soğukluğu, belki korkudan belki de alışkanlıktan aklına ilk gelen duayı dilinde yuvarlayıvermesi, karga Vahit’in işlettiği dükkânın duvarındaki fırtınaya yakalanmış balıkçı teknesinin kusmukla dolu güvertesi, öğrenci alkışlarıyla bunalmış bir yazarın okuldan çıkarken dokunduğu kapının kolu…

Bütün bu yazılan ve yazılmayanlara rahatça dokunmanıza izin veriyor Kavukçu. Türkçenin en güzel öykülerini anlatırken aslında yazmanın sadece yazarın değil okuyanın da düşlerine karışmak olduğunu gösteriyor.

Öykünün sınırlarını yine öyküden oluşan canlı bir denize karıştırarak bozuyor. Dolayısıyla, dokuz öykünün tekil dünyasından bütün kitabın ortak uzayına ulaşmamızın kapısını aralıyor uğursuz gıcırtılarla.

Çok sevdiğiniz kitap size biraz da küstahlık hakkı tanır.

Bu hakkı, öykü denizinin bende uyandırdığı “ilk an” hissiyle kullanmak isterim.

Sanki bütün acılı akış, ablaya reva görülen ortak kıyımla başlamış. O yarı anne, yarı sevgili kadın, ölüm daha ona çok uzakken boğazlanmış. Kendini zorlamasız hissettiren haksızlık, öykülerdeki yazarın düşlerinde hortlarken okuyanın da gözlerini kandan kaçıramamasına neden oluyor.

İşte dokuz öyküyü doğuran rahim.

“Başkalarının Rüyaları”nı sahici ve bizim anlatımız yapan bu başlangıç olmalı.

Kitabın en güzel yanı belki de her okuyanın kendine göre bir başlangıç ve son ya da bitmemişliği bulabilecek olması.

“Başkasının Rüyaları” hiç unutulmamalı.

Çünkü anlatılanlar ne yazık ki hepimizin hikâyesi.


ahmet büke

***
Başkasının Rüyaları, Cemil Kavukçu, Can Yayınları, Mart 2007, Beşinci Baskı, 133 sayfa

Hiç yorum yok: