13 Şubat 2008 Çarşamba

yeniden

İyi akşamlar sütlü karabataklar. Pasaport’un kuytuluğuna baş koymuşunuz. Çok fırtınalı zaman yosunları takıldı ayak tırnaklarınıza. Kefalleri kovaladınız şöyle bir. Sonra suların arasından son içimi kalmış bir izmarit mi çıktı. Akşama müsaitse siviller çay içecekti kıyıda. Çok pankartlı bir yürüyüşten kız çocuklarını kovalayıp terli bıyıklı oğlanları askıya yolladılar. Sene 978. Yıldızlı kenar süsleri yapmışlar duvarlara. Yumruklu bir yol var ortada. Çok güzel duruyor. İçlerinden birisi izmaritini yanan sulara attı sanki. Mayısın biri. Sular ağır ağır ısınacak. Mine’yi kaç yıl sonra vuracaklar bağ evinde. Tam uykuya dalmak üzere miydi? Terli avuçlarını divanın kırlentlerine silip pencereden bakmıştı. Ay çıkacak. Arkadaşlar gelecek sonra. Yanlarında kumanya ve tabanca. Belki dergi gelecek, içinde güzel harflerle “bu da geçecek arkadaşlar,” yazan. Şimdi neredeyse otuz sene sonra Pasaport’ta tekrar yüzen o tek nefes kalmış izmarit takılıp bir karabatağın dümen suyuna yeniden daldı suyun bir karış altına.

resim:
CUI XIUWEN /"ANGEL"

Hiç yorum yok: