15 Ocak 2008 Salı

Yılkıya gidiyor esmer türkü

Karanlığı ördüler önce. Babam camlı bir odadan çıktı geldi. Kırk yaşın kırçılları etrafında. Gürbüz gülümsemesi ve ölümsüz soluğuyla avuçlarını açıp sarıldı. Soğuk mevsimleri bilmiyorduk. Taşan sular, tarhana ekşisi, şeftali bedeni ve bakla toprağı getirmiş yanında. Esmer atımı yitirdim diye çok ağladım düşümde. Beraber uyanabilirdik geri. Yazıyı söktüm yeniden ve kitapların tozunu aldım. Topuğuyla dokunduğu adımları işaretledim. Etrafa dağılmış sözlerini topladım. Islanmışları mandalla tutturdum erik ağacının dallarına. Buruşmuş bakışlarını katladım. Bazı düşleri vardı ki haylazdı onlar çok, divanın altına saklanmışlar, eğilip dokundum.

Ona uzak kalmayayım diye.

ahmet büke

Hiç yorum yok: