16 Ocak 2008 Çarşamba

kim

Kaç zamandır Sadık’ın şarkısı kayıp. Kör Hafızların bahçesine kaçmış en son. Gül ağacının dallarında güneşlenmiş. Kimisi canına kıydı diyor. Attı kendini akıntıya. Ağzına burnuna yosunlar doldu, çürüdü gitti. Yeşillendi ölüsü. Bir ihtimal ekmek fırınında yaktılar onu. Ay oldu, mor tütüyor bacası. Sinekli fırıncı yemin billâh ağlıyor. Peki, kim yakıyor lan, bu cenabeti geceleri? Neden ekmek değil de ses kokuyor mahalle? Evlerin camlarını kim tırmalıyor sabaha karşı? Neden sabah ayazında okula giden çocukların kirpiklerine gözyaşları yağıyor? Sadık çorabına soktuğu kelebeğin ağzını taşa sürüyor kaç gündür. Alacak bir can şarkısına karşılık. Avucunda bin yıllık öfke su topluyor. Bu şehrin çoktan unuttuğu kabuğunu tırnağıyla kaldırıp sökecek. Yeni yarasını kasıklarında atan nabzına verecek.

Kim susuyor lan, böyle herkes ağlarken?

ahmet büke/ 16 ocak 2008

fotoğraf: birol üzmez

2 yorum:

):--:( dedi ki...

Ağlayanlar aynı zamanda susanlar belki. Ben hem ağlayan hem susanlardanım. Gözyaşım bitmez ve de dinmez. Nara atsam kimin nesi ki ne?
Belki dost olsak Ahmet Büke'yle birbirimizin hiçbir yerini bükmeden gözyaşı sese dönüşür mü acaba? Şehirlerimiz ayrı ama kalplerimiz bir kardeşim. Sağlıcakla...

cüneyt uzunlar

lüzumsuz adam dedi ki...

oluruz tabii. neden olmayalım dost.

sevgiler,
ab