11 Aralık 2007 Salı

hırslı bir at geçti aramızdan

Toz yurdunda sabah, omzu omzuma değen nefes gitmiş gibi soğudum. Bunu size derken aşağıda fırtınaydı patlayan. Işık kaçkını koca ağzıyla bizi yutan karalı bronşlar durdu en uzun nefesine. Kanayan yağır kabuklu köpekti hayat, ben acıktım rengini yitirmiş domateslere. Bunu size derken, ağır bir dayağın hemen dibine oturmuş, kucağımıza serili eski havadisleriyle ağlayan gazetenin üzerinde peynir kesip yumurta soymuştuk. Kasıklarımız elbette sızlıyordu, hele de yukarıda topuklarını elma sirkesiyle ovmuş ve sürmesini parmak uçlarına akıtmış bizimkiler varken. Hırslı bir at geçti aramızdan. Parmak uçları çatırdadı, dudakları açıldı omzuma değenin. Sırt sırta doyuyorduk biz. Bunu size derken...siz nereden bileceksiniz nefesinizin yarısını aşağıda bırakmayı. “Durup durup saydık. Eksiğiz. Kaç ev, kaç oda hıçkıracak bu gece...”

ahmet büke


fotoğraf: birol üzmez (göçük haberi)

Hiç yorum yok: