27 Aralık 2007 Perşembe

bir dalgıcın derinlik sarhoşluğu

Önce uykusuz adam giriyor eski sokağa. Hafifçe bel vermiş duvarlar yolu iki yandan sarıp sarmalıyor ve sola doğru ilerleyip uzun bir yay çiziyor. Tam da orada bir kedi. Uyuyor.

Adam çok uykusuz. Kedi çok huzurlu. Hemen akasyanın dibine kıvrılmış. Müthiş bir yaz ışığı ortalığı yıkıyor. Evlerden birinden taşan radyo cızırtıları var ortalıkta. Bir şarkı başlamış da bitemiyor sanki. Notalar başa dönüp duruyor. Kadın. Radyoda.

Adam yürüyüp kedinin yanına çöküyor. Sırtı akasyada. Kedi. Hâlâ mırıldanıyor. Rüyâsında. Bıyıkları inip kalkıyor.

Birkaç yaprak havada kelebek süsleri gibi süzülüyor. Radyoyu kapatıyor galiba birisi. Kadın sustu şimdi.

Kedi uyanıyor. Sırtını kabartıp esniyor. Adam çok uykusuz ya, şimdi sıra onda.

Sokak çizdiği yayı kapatıyor. Başını karnına dayıyor. Kuyruğuyla yüzünü örtüyor.

Adamla kadın aynı şarkıyı söylüyorlar artık...

ahmet büke / 26 temmuz 2005 (önce ekmek)

Hiç yorum yok: